25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 128/A maddesiyle birlikte, bankaların ve ödeme kuruluşlarının belirli suç şüphesi taşıyan hesapları kendi kararlarıyla 48 saate kadar askıya alabilmesine imkân tanındı. Bu düzenlemeden bu yana, özellikle dolandırıcılık ve bilişim suçlarına karıştığından şüphelenilen hesaplara konulan bloke işlemleri daha sık gündeme geliyor. Hesabında beklenmedik bir kısıtlama gören bir kişi için ilk soru genellikle aynıdır: bu tedbir neden konuldu ve nasıl kaldırılır?
Savcılık Bir Banka Hesabına Neden Bloke Koyar?
CMK’nın 128 ila 134. maddeleri arasında düzenlenen elkoyma tedbiri, ispat aracı olarak yararlı görülen ya da müsadere konusu olabilecek mal varlığı, hak ve alacaklara uygulanabilir. Amaç, soruşturma sonuçlanana kadar olası suç gelirinin dağıtılmasını veya saklanmasını önlemektir; tedbirin varlığı tek başına hesap sahibinin suçlu bulunduğu anlamına gelmez.
Yeni 128/A düzenlemesi bu sisteme bir aşama daha ekledi: nitelikli hırsızlık, bilişim sistemleri veya banka-kredi kurumları araç kılınarak işlenen belirli dolandırıcılık fiilleri ile banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması şüphesinde, banka önce kendi kararıyla hesabı 48 saat askıya alabiliyor; bu sürenin devamı için savcılık veya sulh ceza hâkimliği kararı gerekiyor. Örneğin küçük bir ticaret işletmesinin cari hesabına, hiçbir ilişkisi bulunmadığı bir dolandırıcılık şikâyeti üzerine aniden bloke konulduğunu ve işletme sahibinin tedarikçiye ödeme yapamaz hale geldiğini düşünün; bu, uygulamada sık karşılaşılan bir tablodur.

Bloke Fark Edildiğinde İlk Yapılması Gerekenler
Çoğu kişi bloke ile önce hesabına giriş yapamadığında veya bir EFT/havale işlemi reddedildiğinde karşılaşır. Bankayı aradığınızda genellikle “adli makam talimatı” ifadesiyle karşılaşırsınız, ancak banka çoğu zaman dosya detayını paylaşmaz. Bu noktada ilk adım, bankadan tedbirin dayanağını (hangi savcılık veya mahkemenin, hangi soruşturma/dosya numarasıyla talimat verdiğini) yazılı olarak teyit etmektir.
Bu bilgi netleştikten sonra ikinci adım, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma bürosuna başvurmaktır. Bankaya sözlü şikâyet ya da genel bir itiraz dilekçesi vermek tek başına sonuç doğurmaz; çünkü bloke kararını kaldırma yetkisi bankada değil, kararı veren adli mercidedir.
İtiraz Süreci Nasıl İşler?
CMK m.131 hükmü, elkoyma sebebinin ortadan kalkması halinde tedbirin kaldırılmasını ve bankaya müzekkere yazılmasını talep etme hakkı tanır. Soruşturma aşamasında bu talep doğrudan dosyayı yürüten savcılığa yapılır; savcılık talebi reddederse ya da tedbir zaten sulh ceza hâkimliği kararıyla konulmuşsa, itiraz kararı veren hâkimliğe yöneltilir. Başvuru mercii yanlış tespit edildiğinde süreç haftalarca uzayabilir, bu yüzden dosyanın hangi aşamada olduğunun netleştirilmesi ilk aşamada belirleyicidir.
Dilekçede yalnızca genel bir mağduriyet anlatımı yeterli değildir. Hesaba giren paranın kaynağını gösteren somut belgeler -sözleşme, fatura, banka dekontu, araç veya gayrimenkul satış kaydı- dilekçeye eklenmelidir. Bu konuda daha önce ele aldığımız internet dolandırıcılığı mağdurlarının başvurabileceği hukuki yollar yazısında anlatılan süreç, bloke edilen hesabın diğer tarafında yer alan mağdurlar açısından da benzer bir mantıkla ilerler; her iki tarafta da somut belge ve zamanlama belirleyicidir.
Tedbirin Süresi ve Ölçülülüğü Tartışması
Uygulamada tartışılan asıl mesele, elkoyma tedbirinin ne kadar süreyle devam edebileceğidir. Bir görüş, soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi ve delillerin korunması için geniş bir takdir alanının gerekli olduğunu savunur. Buna karşılık, hesap sahibinin -hatta bazı durumlarda suça hiç karışmamış üçüncü kişilerin- aylarca kendi parasına erişememesinin, tedbirin amacını aşan bir sonuç doğurduğu da bir gerçektir.
Kanaatimizce bu iki yaklaşım arasında denge, ölçülülük ilkesinde aranmalıdır: meşru kaynağı somut belgeyle desteklenebilen bir tutarın, soruşturmanın genel seyrini etkilemeyecek şekilde makul sürede serbest bırakılması gerekir. CMK’nın elkoyma sistemi zaten ispat ve müsadere amacına hizmet etmek üzere kurgulanmıştır; kaynağı açıkça ortaya konabilen bir meblağı süresiz biçimde bloke altında tutmak, bu amacın ötesine geçer.

Meşru Kaynağın İspatı Neden Belirleyici?
Bloke kaldırma taleplerinde en çok öne çıkan unsur, hesaba giren tutarın nereden geldiğinin açık biçimde gösterilebilmesidir. Bir aracın satışından elde edilen bedel, elden verilmiş bir borcun geri ödenmesi, kira geliri veya faturalandırılmış bir hizmet karşılığı gibi kalemler, ilgili sözleşme veya dekontla desteklendiğinde savcılığın veya hâkimliğin değerlendirmesini önemli ölçüde kolaylaştırır. Örneğin bir serbest meslek sahibinin hesabına yurt dışından gelen bir hizmet bedeli blokeye takıldığında, elindeki fatura ve sözleşme örnekleri süreci günler içinde sonuca bağlayabilir.
Buna karşın, kaynağı açıklanamayan veya birden çok kişi arasında hızla el değiştiren tutarlar, soruşturma makamları açısından şüpheyi artıran bir işaret olarak görülür. Bu nedenle bloke sürecinde acele edilmemesi, mevcut tüm belgelerin eksiksiz derlenmesi ve başvurunun bu belgelerle birlikte yapılması, sürecin hızlanması açısından kritik önem taşır.
Sonuç: Bloke Durumunda İzlenecek Yol Haritası
2026 itibarıyla artan sayıda hesaba uygulanan bu tür tedbirler, hem dolandırıcılık mağdurlarının haklarını korumayı hem de üçüncü kişilerin hesaplarının araç olarak kullanılmasını önlemeyi amaçlıyor. Ancak süreç, hesap sahibi açısından da hızlı ve doğru adımlar atılmasını gerektiriyor. Özetle izlenebilecek sıra şöyledir:
- Bankadan tedbirin dayanağını (dosya/soruşturma numarası, kararı veren merci) yazılı olarak teyit edin.
- İlgili Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma bürosuna başvurarak dosyanın aşamasını netleştirin.
- Hesaba giren tutarın kaynağını gösteren sözleşme, fatura veya dekont gibi belgeleri eksiksiz derleyin.
- CMK m.131 uyarınca elkoymanın kaldırılması talepli, somut belgelere dayanan bir dilekçe hazırlayın.
- Talep reddedilirse, kararı veren sulh ceza hâkimliğine itiraz yolunu değerlendirin.
Her dosyanın kendine özgü koşulları olduğundan, bloke sebebinin ve soruşturma aşamasının doğru tespiti, atılacak adımların sırasını doğrudan etkiler.
Yasal Uyarı







